Karar Verememek Tembellik mi, Zihinsel Yük mü?

Karar verememek, özellikle iş hayatında sıkça karşılaşılan ama çoğu zaman yanlış yorumlanan bir durumdur. Pek çok kişi bu durumu tembellik, isteksizlik ya da motivasyon eksikliği olarak etiketler. Oysa psikoloji perspektifinden bakıldığında karar verememek çoğunlukla zihinsel yük ile ilişkilidir.

Bu yazıda, karar verememenin ardındaki psikolojik süreçler, zihinsel yük kavramı ve iş yaşamında neden bu kadar yaygın olduğu ele alınmıştır.

Karar Vermek Nedir? Psikolojik Açıdan Karar Süreci

Karar verme, basit bir tercih yapmanın ötesinde karmaşık bir bilişsel süreçtir. Beyin, bir karar verirken aynı anda şu adımları yürütür:

  • Bilgileri toplar ve değerlendirir

  • Olası sonuçları zihninde simüle eder

  • Risk ve kazanç dengesini hesaplar

  • Sorumluluk alma ihtimalini tartar

  • Yanlış yapma ihtimaliyle baş etmeye çalışır

Bu nedenle karar verme, yüksek düzeyde zihinsel enerji gerektirir. Zihnin zaten yoğun olduğu dönemlerde bu sürecin aksaması son derece doğaldır.

Zihinsel Yük Nedir?

Zihinsel yük; kişinin aynı anda taşıdığı düşünceler, sorumluluklar, belirsizlikler ve duygusal baskıların toplamı olarak tanımlanabilir. Özellikle iş hayatında zihinsel yük şu faktörlerle artar:

  • Sürekli yetişmesi gereken işler ve son teslim tarihleri

  • Bitmeyen e-postalar ve bildirimler

  • Net olmayan roller ve beklentiler

  • Performans baskısı ve hata yapma korkusu

  • İş ve özel yaşam sınırlarının belirsizleşmesi

Zihinsel yük arttığında beyin, yeni bir karar almak yerine mevcut durumu sürdürmeyi tercih edebilir. Bu durum çoğu zaman bilinçli bir tercih değil, zihnin kendini koruma biçimidir.

Karar Verememek Tembellik mi?

Dışarıdan bakıldığında karar alamamak, hareketsizlik ya da isteksizlik gibi görünebilir. Ancak içeride yaşanan süreç genellikle şöyledir:

  • Zihin zaten aşırı uyarılmıştır

  • Olası sonuçlar zihinde büyütülür

  • “En doğru kararı vermeliyim” baskısı artar

  • Yanlış yapmanın bedeli olduğundan daha ağır algılanır

Bu noktada beyin, risk almamak için kararı ertelemeyi seçer. Bu durum motivasyon eksikliği değil, bilişsel kapasitenin dolu olmasıyla ilgilidir.

İş Hayatında Karar Verememe Neden Daha Yaygındır?

Özellikle sorumluluk sahibi, işini iyi yapmak isteyen ve başkalarını da düşünen kişiler karar verme süreçlerinde daha fazla zorlanabilir. Çünkü bu kişiler için kararlar; sadece kendilerini değil, bulundukları ekibi, yöneticileri ve kurumu da etkiler.

Bu da kararların zihinsel ağırlığını artırır. Karar verememek bu noktada umursamazlığın değil, yüksek sorumluluk bilincinin bir göstergesi olabilir.

Karar Verememekle Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

Karar verememeyi kişisel bir yetersizlik olarak görmek yerine, süreci yeniden çerçevelemek daha işlevseldir.

1. Zihinsel Yükü Fark Etmek

Öncelikle şu soruyu sormak önemlidir: Şu anda zihnim ne kadar dolu? Bazen sorun kararın kendisi değil, aynı anda taşınan yüklerin fazlalığıdır.

2. Kararı Küçük Adımlara Bölmek

Büyük ve geri dönülmez gibi algılanan kararlar zihni kilitleyebilir. Kararı tek bir büyük hamle yerine, bir sonraki küçük adım olarak tanımlamak rahatlatıcıdır.

3. “En Doğru” Yerine “Yeterince İyi” Karara Odaklanmak

Mükemmel karar beklentisi, karar verememenin en yaygın nedenlerinden biridir. Çoğu durumda yeterince iyi bir karar, hiç karar vermemekten çok daha işlevseldir.

Karar Verememek Ne Söyler?

Karar verememek çoğu zaman tembellik değil; yoğun zihinsel yük, yüksek sorumluluk, belirsizlikle baş etme çabasının sonucudur.

Bu nedenle soruyu şu şekilde değiştirmek daha anlamlı olabilir:

“Neden karar veremiyorum?” yerine
“Zihnim şu anda neye yetişmeye çalışıyor?”

Bu bakış açısı, hem daha gerçekçi hem de daha şefkatlidir.

“Bu yazı, çalışma hayatı psikolojisi ve örgütsel davranış alanındaki gözlemlerden yola çıkarak hazırlanmıştır.”

Uzm. Psk. İrem Çınar

Sonraki
Sonraki

Duyguları Regüle Etmek: Bastırmak Değil, Taşıyabilmek